ULUMİL KAYIP TÜRK ÖĞRETİSİ

Bozkurtlarla Gökkurtların Buluştuğu Otağ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Nuh tufanı ve ırkların dağılışı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Uraltu
Admin


Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 27/06/09

MesajKonu: Nuh tufanı ve ırkların dağılışı   Çarş. Tem. 08, 2009 1:24 pm

TUFAN

Nuh halkın tüm alaylarına rağmen geminin yapımını tamamlamıştı.
Tanrı Nuh'a, "Bütün ailenle birlikte gemiye bin" dedi, "Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.
Yeryüzünde soyları tükenmesin diye, yanına temiz sayılan
hayvanlardan erkek ve dişi olmak üzere yedişer çift, alın.
Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım. Yarattığım her canlıyı yeryüzünden silip atacağım."
Nuh Tanrı’nın bütün buyruklarını yerine getirdi.
Yeryüzünde tufan koptuğunda Nuh altı yüz otuz üç yaşındaydı.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.
Tanrı'nın Nuh'a buyurduğu gibi temiz sayılan her tür hayvan, kuş ve sürüngenden* erkek ve dişi olmak üzere birer çift Nuh'a gelip gemiye bindiler.






Tüm hazırlıklar tamamlanınca Nuh ve beraberindeki 80 kişi geminin içinde beklemeye başladılar.
Gemide Nuh ve Katunu 6 oğlu ve kızı bunların eş ve çocukları binmiş tanrıyı inkar eden Nuh oğlu kenan binmek istememişti.Kenan ukala küstah yok yere böbürlü ağzı çok ve boş laf yapan cahil ve faydasız bir adamdı.

Gemideki Nuh oğulları :
Yasef
Sami
Ham
Aras
Cuna
Zan



Yedi gün sonra tufan koptu.
Nuh altı yüz yaşındayken, o yılın ikinci ayının* on yedinci günü enginlerin bütün kaynakları fışkırdı, göklerin kapakları açıldı.

Tanrı Nuh’a o geminin kalıkışı’da akıp gidişi’de inişi’de benim adımladır dedi.
İşte bu bir emirdi.Nuh gemiyi çalıştırdı.
Tennur feveran edince (Işık kovanı çalışınca) gemi dışı ışımaya başladı.Önce kızardı etrafında rengil haleler meydana geldi.Gitgide artan enerji geminin çevresinde bulunan her şeyi savurmaya başladı.Radyon ışıma.Ama asıl bela geminin üstünde durduğu dünya denge kutup noktasındaki mantal yoğunlaşma idi.Dünya yavaş yavaş dikine bir taklaya başlamıştı.Birden gök kararmış her taraf yoğun kasırga bulutları ile kapanmıştı.İnsanlar kendilerini hafiflemiş gibi hissediyorlardı.Çünki dünya çekim enerjisi azalıyordu.Yer müthiş sarsıntılarla sarsılırken denizler kudurup taşmaya başlamıştı.Gök kapkara idi.Kulakları sağır eden bir hışırtı her yeri kaplamıştı.



Gemi atmosferi yara yara dünya göğünden çıkmıştı.
Dikey eksen taklası üç gün sürdü.
Şiddetli helak oluş 6 gün.
Ana karanın parçalanıp su altında kalması kırk gün.

Sular öyle yükseldi ki, yeryüzündeki bütün yüksek dağlar su altında kaldı.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.
"On beş arşın": Yaklaşık 6.8 m.
Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, insanlar, soluk alan bütün canlılar öldü.
Tanrı insanlardan evcil hayvanlara, sürüngenlerden kuşlara dek bütün canlıları yok etti, yeryüzündeki her şey silinip gitti. Yalnız Nuh'la gemidekiler kaldı.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.




Tufan sona eriyor :

Sonra Tanrı Nuh'u ve gemideki evcil ve yabanıl hayvanları anımsadı. Yeryüzünde bir rüzgar estirdi, sular alçalmaya başladı.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.
Gemi yedinci ayın* on yedinci günü denize indi
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.
Kuzgunu dışarı gönderdi. Kuzgun sular kuruyuncaya kadar dönmedi, uçup durdu.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.
Güvercin gagasında yeni kopmuş bir zeytin yaprağıyla akşamleyin geri döndü. O zaman Nuh suların yeryüzünden çekilmiş olduğunu anladı.
Yedi gün daha bekledikten sonra güvercini yine gönderdi. Bu kez güvercin geri dönmedi.
Nuh altı yüz otuz dört yaşındayken, birinci ayın birinde yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapağı kaldırınca toprağın kurumuş olduğunu gördü.
İkinci ayın yirmi yedinci günü toprak tümüyle kurumuştu.
Tanrı Karın, oğulların ve gelinlerinle birlikte gemiden çık" dedi,
Kendinle birlikte bütün canlıları, kuşları, hayvanları, sürüngenleri* de çıkar. Üresinler, verimli olsunlar, yeryüzünde çoğalsınlar."
Nuh karısı, oğulları ve gelinleriyle birlikte gemiden çıktı.
Bütün hayvanlar, sürüngenler, kuşlar, yeryüzünde yaşayan her tür canlı da gemiyi terk etti.
"İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insan yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür. Şimdi yaptığım gibi bütün canlıları bir daha yok etmeyeceğim.
Dünya durdukça ekin ekmek, biçmek, sıcak, soğuk, yaz, kış, gece, gündüz hep var olacaktır."

Gemiden inilince erzak toprak ürün verinceye değin yetsin diye nuh bütün erzağı birbirine karıştırıp bir aş yaptırdı.Buna aşure denilir aş-ara :Yemek ara demektir.Aşure bu gün her yıl belli günlerde yapılıp dağıtılır.Ama kimse nedenini bilmez.Tufandan kurtuluşu kutladıklarını bilmeden yapar insanım bunu.Birde bunu müslümanlık ve dini bir iş olarak algılar.Araştırmaya açıktır arablar aşure nedir bilmezler böyle bir şeyde kutlamazlar.Aşure türkün binlerce yıldır kutladığı şamanist hatta gök tangrı dini kültünden bir iş dir.

Bundan sonra Nuh oğullarını topladı.
Oğullarım yeri imar etmeliyiz.Yer artık tek kıta değil yedi kıta oldu.
Her bir kıtaya gidip yerleşeceksiniz.Çoğalıp üreyeceksiniz.yanınıza vereceğim tohum ve hayvanlarla gidip yayılacaksınız.

Yasef mu kıtasına,
Ham Amerika kıtasına
Sam arab kıtasına
Aras atlantise
Cun asyanın doğusuna
Zan ise Afrika kıtasına gitti.
Nuh ise o zamanlar avrupaya ait olan kara parçasında olan bu günki doğu anadolu bölgesinde kaldı.

Yasef ve uruğu:
Yasef soyu ile kıtaya yerleşti.Oğlunun adı turak dır.Orda türediler.Geminin nasıl yapıldığını bilen yasef bu bilimi halkına öğretti hepsi hem ruhsal hemde teknoloji bilimlerinde zirveye çıktılar.Yasef bilge idi.Disiplinli ve yüce bir kişiydi.Kumral saçlı ve kuvvetli bedeninde güzel başlar taşıyan cesur ırkımızın atasıdır o.

Ham :
Hamın oğlunun adı Hanut (hint)dir.Ham bu günki hint pakistan afgan meksika uruklarının atasıdır.Esmerdir.Sam’ı andırır.
Bilge olmayanları eğlenceyi çok sever pasaklı ve yalakadır.İlk olarak bu gün amerika adı verilen kıtaya yerleşmiştir.Maya ve inkalar da bu ırkdandır.İlkel bir kavimdir.

Sam :
Samın oğlunun adı Arab dır.
Eğlence düşkünü şiirbaz savaştan pek hoşlanmayan keyifçi.Süs düşkünü aşırı pasaklı sözünde durmaz güvenilmez bir uruktur.İlkel bir kavimdir.

Aras :

Arasın oğlunun adı Atlanta dır.Mavi gözlü tuluk sarı saçlı soluk yüzlü avrupa halkının atasıdır.Kibirli namert soğuk yapılı bir uruktur.Çok hilekar komplocudurlar gaddardırlar zayıflara saldırmayı severler.İyi örgütlenirler Savaştan pek hoşlanmasalarda çıkarları için savaşabilirler.Bu ırkda pasaklıdır.Kuralsız türesiz zayıf birlikli bir ırktır akıllı bir oyunla hemen birbirlerine düşebilirler.Onlara karşı en iyi yöntem ise futursuzca saldırmaktır.Canlarını seven çok korkak uluslardır.Bir budununa akın etsen diğer budunu hemen siner.Ama haince yağılık etmekten yılmaz.

Cuna :

Bu çinlilerin yani bütün yılan gözlülerin atasıdır.Asyanın doğusunda bu gün çinde yerleşip hep de orada kalmışlardır.Çok türer.Çabuk örgütlenir.Sakin ürkek yumuşak yapılıdır.Üretmeyi ve tüccarlığı çok sever hain yalancı güvenilmez bir ırkdır.Savaşı hiç sevmez ruhu savaşçı olmadığı gibi bedenide savaşçı gibi değildir.Su yılanı gibi zayıf firavun faresi gibi kısa boyludur.Sen onda bir heybet endam göremezsin.Ama albız gibi zeki yaratıktır.Çok tehlikelidir.Yağılığını fark ettirmeden içeri sızar.Sürekli düzen çevirir.Teke tek de yağısını kılıçlayıp okladığı az görülmüştür.Yılan gibi Ağula’mayı sever.Buna karşı alınacak önlem zeki olup hilesini fark etmek asla güvenmemek ve her yıl belli zamanlarda onun ürün devşirme zamanında akın edip malını yağmalamak ve uruğunun sayısını azaltmak için kılıçdan geçirmektir.Yoksa 3-5 yılda albız otu gibi her yeri sarar.

Zana:

Bu bu gün afrika kıtası denilen yerde yaşayan halkındır.Zenci zana kelimesinden türemiştir.Zana aslında siyahi değildir.Nuhun bütün uyarmasına rağmen yeni evlendiği katununu tufandan hemen önce hamile bırakmış ve cenin geminin ışık kolonunun yaydığı mantal enerjinin etkisiyle genetik değişime uğramıştır.Tufandan sonra çocuk siyah olarak doğmuştur.Çocuğun başka bir zarar göreceğinden çok korkan zana çocuk doğduğunda siyahlığından başka bir etki olmadığını görünce çocuğa affedildim anlamına gelen af ismini koymuştur.Zana dan sonra kıta o kıtada kral olan Af kıtaya ismin vermiştir.
Af-ra-ka (afrika)Af-ra-ka kral afın dünyası demektir.Zencilerin dişleri ağız içleri el ayalarının içleri ve ayak altları beyazdır nedeni rahimde bebeğin duruş şeklidir.Ellerinin iç kısmını ekseriya göğüse yapışık ayak tabanlarını ise bağdaşı andırır vaziyette tutarak ayak altı kısımlarının yine bedene bitişik durmasından dolayı mantal enerji den rastlantı olarak korunmuş olmasıdır.Zenci bedenleri iri kasları elastik ama zayıftır fakat kaslar eğitimden geçerse oldukça güçlü olabilir.Genetik sarmallarındaki tufan etkisi kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır.İlkel uslu bir kavimdir.

Yasefoğlu ! en baştaki atandan en sondakine kadar hepsini iyi tanımalısın.Bu günün işlerinin köklerinin tarihte yattığını unutmaz isen belki bu kalabalık yağına karşı bir şansın olur.Yoksa başın belada demektir.Bilmez isen sümerlere asurlulara türk der düşmanının
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kutugbilig.turkproforum.com
 
Nuh tufanı ve ırkların dağılışı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Nuh tufanı ve ırkların dağılışı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ULUMİL KAYIP TÜRK ÖĞRETİSİ :: Türk tarihi İslamdan önce-
Buraya geçin: