ULUMİL KAYIP TÜRK ÖĞRETİSİ

Bozkurtlarla Gökkurtların Buluştuğu Otağ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ANILARLA ATATÜRK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Uraltu
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 27/06/09

MesajKonu: ANILARLA ATATÜRK   Perş. Tem. 09, 2009 12:42 pm

HAPI YUTARDI

****** Galatasaray Lisesi'nde öğrencilerden birine sordu:
-Nil olmasaydı, Mısır ne olurdu?
Öğrenci,çabuk yanıt vermek için boş bulunup:
-Hapı yutardı...dedi.
Bu yanıt ******'ün hoşuna gitti.Öğrenciye on numara verdi.

YURDUMUN TOPRAĞI TEMİZDİR

Kral Edvard İstanbul'a geldiği zaman,yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayına yanaştı.
****** rıhtımda onu bekliyordu.Deniz dalgalıydı.Kralın bindiği motor,inip çıkıyordu.
İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sırada,eli yere değerek tozlandı.
O sırada ****** elini uzatmış bulunuyordu.
Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği zaman ******:
-Yurdumun toprağı temizdir,o elinizi kirletmez,diyerek Kralı elinden tutup rıhtıma çıkardı.

DEVRİM BİR ANDA OLUR YA DA OLMAZ

****** yazı devrimini gerçekleştirmişti.
Yaşlı,genç,kadın,erkek tüm yurttaşlar yeni harfleri öğrenmek için gece gündüz kurslara gidiyorlardı.
Devrimi izleyen iki yıl içinde bir buçuk milyon vatandaş okur yazar olmuştu.
yazı devriminin en dikkate değer yanı,******'ün bu devrimin yerleşmesinde en ufak bir ihmali bile kabul etmemiş olmasıdır.
Örneğin bazı kimseler kendisine:
-Paşam,ilkokulların ilk sınıflarından itibaren yeni harflerle öğretime başlayalım.
O kuşakla birlikte ortaokulu,liseyi ve üniversiteyi izletelim,diyorlardı.
****** bu görüş ve düşüncelerin hiçbirisine yanaşmadı. -Devrim ya bir anda olur,yada hiç olmaz,dedi.

YAPACAKLARIMDAN SÖZ EDİN

Bir soruşturma dolayısıyla,******'ün başardığı işlerden Vasıf Çınar söz açmıştı.
Kendisine Sordu:
-Sizin en büyük eseriniz hangisidir?
******'ün kısa cevabı şu olmuştu:
-Benim yaptığım işler,biri ötekine bağlı gerekli olan işlerdir.Fakat,bana yaptıklarımdan değil,
Yapacaklarımdan söz edin.

BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK

Yazı devriminden sonra(1928),******'ün kara tahta başındaki resmi görülünce,O'na "başöğretmen" denilmeye başlanmıştı.
Aslında,adlandırmada geç kalınmıştı.
Kurtuluş Savaşı'ndan hemen sonra,bir İstanbul gazetecisi kendisine şöyle bir soru yöneltmişti:
-Yurdu kurtardınız.Şimdi ne yapmak istrerdiniz?
Hiç duraklamadan şu cevabı vermişti:
-Milli Eğitim Bakanı olarak Türk Kültürünü Yükseltmeye çalışmak,en büyük amacımdır.
Ondan sonra ****** nerede görünse,mutlaka orada bir okula girer,öğretmen ve öğrencilerle konuşurdu.
Birgün ******'ün yolu köy okuluna düştü.Tek sınıflı okulda bir genç öğretmen ders veriyordu.
****** sınıfa girince,öğretmen kürsüsünü terk etti.
******:
-Hayır,yerinizde oturunuz ve dersinize devam ediniz,dedi.Eğer izin verirseniz,bizde sizden faydalanmak isteriz.Sınıfa girdiği zaman,Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir.

O DA ÖYLE BİLSİN

ismet inönü ve MUSTAFA KEMAL ATATÜRK anadoluda yaptıkları seyahatlerinden birinde bahçesinde çalışmakta olan ihtiyar bir köylünün yanından araç ile geçmekte iken ******'ün buyruğu üzerine araç durduruldu.Köylü başını onlara kaldırıp çevirdiğinde ve otomobil ve kıyafetlerinden onların devlet alisinden olduğunu anladı ve hoş geldiniz sefa getirdiniz deyip avluya davet etti daveti kabul eden ****** ve ismet paşa sedire oturdular köylü hemen ayran getirmek için içeri girdi bu sırada bu sizi tanımadı galiba paşam diyen ismete ****** gülümsedi.Az sonra köylü gelip ayran ikram etti hal hatırdan sonra ismet paşa köylüye sordu.
******ü tanırmısın amca ?
Tanımam mı hiç oğul.Yurdu düşmandan kurtardı.Kafirin boynunu vurdu.Şimdilerde ise her cuma selimiye camisinde vaaz eder namaz kıldırırmış ak sakalı göbeğine değin uzanan nurlu bir ihtiyarmış deyince ismet şaşkınlıktan neredeyse sedirden düşecekti.Tam amca sen ne diyorsun diyecekken Ata onun ayağına hafifçe dokundu ve eli ile sus işareti yaptı.Ziyaret bitiminde araca binen ismet paşa paşam bu adam sizi ne biçim tanıyor böyle neden izin vermediniz paşa şu an karşındadır diyeyim deyince ****** bırak o bizi böyle bilmiş böyle sevmiş dokunma o da böyle bilsin diye cevap verdi.

UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bir defasında yabancı devlet adamları ile bir arada oturmakta iken görevli mehmetçik içeri çay tepsisi ile girmişti.Çayları ikram esnasında mehmetçik çayı ingiliz diplomatın üstüne döküverdi.O sırada ortalık müthiş bir sessizliğe büründü asker ve odadaki diğer Türk yetkililer utançlarından kıpkırmızı olmuşlardıki ****** hemen soğuk kanlı bir eda ile yabancı devlet adamlarına hitaben ben şu millete her şeyi öğrettimde bir uşaklığı öğretemedim benim milletim uşaklığı beceremiyor pek artık hoş görünüz dedi gülümseyerek hatasında bile milletini öven böyle yüce bir Reis'di o.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kutugbilig.turkproforum.com
 
ANILARLA ATATÜRK
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ****** Üniversitesi Öğretim Görevlileri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ULUMİL KAYIP TÜRK ÖĞRETİSİ :: Büyük Türkçüler ve Türkçülük-
Buraya geçin: